Ezgi Durmuş

Ezgi Durmuş

Hissedilen her şeye cümle kurulamıyor. Kurulmasın da zaten. Sebebi açıklanamayan mutluluklar daha içi dolu geliyor bana. Bi’ yol boyu sırıtarak yürüdüğünü ancak bir başkasının tuhaf bakışlarını üzerinde hissedince fark etmek mesela... Ya da ne bileyim, durduk yere gülümseyip “n’oldu” denince “hiiiiiiç” demek ağzını yaya yaya... O ‘hiç’, hiçbir şey şu andaki hislerimi anlatmaya yetmezin hiçiymiş gibi geliyor bana. Değilse de bırakalım bana öyle gelsin. ♾ #blackandwhite #noiretblanc
**Kitap okuyorumdur “Seninki geliyor. Sakin ol, normal davran.” Ben: #yoga #yogaposes #yogapractice
“Seninle bir olurumuz yoktu. Ben olmazlara rağmen seni sevdim.” Bence cümledeki gereksiz kelimedir ‘rağmen’. Zaaflarını, kusurlarını, eksik, kötü ve zıt yanlarını bilmeden bir insanın gerçekten sevilebileceğine inanmıyorum. Herkes mümkün olanın peşinden gitmez miydi zaten kime aşık olacağımıza kendimiz karar verebiliyor olsaydık Kararı her zaman sen veremiyorsun. Bazı insanlar var, çarpsan da duramıyorsun. Bazı insanlar var, cezbine sırtını dönemiyorsun. Bazı insanlar var, kaçmasına kaçıyorsun ama kurtuluşun yok, onu da biliyorsun. Senin lütuf saydığın o ‘rağmen’ bu işin normali yani kardeşim. Manzaraya talipsen, yokuşunda yorulmayı göze alıyorsun. Bu.
“Sana duvar ördüysem, tuğlasını sen verdin.” ✨
Gayret gerekiyorsa şayet; ben o gayreti köprüler kurmak için gösteririm, duvarlar aşmak için değil. Birlikte köprüler inşa edeceksek varım ama tek başıma duvarlar aşacağım, kan ter içinde kalacağım, yeter ki beni sevsin diye geri kalan her şeyi ve herkesi yok sayacağım sevgilerin alıcısı değilim, teşekkürler.
Sevdiceğini gören E.D. mutluluğu adlı video. Sevdicek: Belgrad🌿🌿🌿
“Birini çok sevince, incecik bir tülün üzerine sevdiğinin yüzü resmedilmiş de, sen tüm dünyaya o tülün arkasından bakıyormuşsun gibi oluyor.” ✨
Kendimizi sevmediğimiz için kendini seven insana tahammül edemiyoruz, çünkü; başarısızlığımızı yüzümüze vuruyor o sevgi. Benim başarı kıstasım ‘şimdi’den mutlu olabilmek. Bir başkasına iyi geldiğimi hissettiğimde kendimi daha çok seviyorum. İşte o zaman başarılı da sayıyorum kendimi çünkü mutlu oluyorum. Birilerine iyi geleceğim, birilerinin bana iyi geldiği ‘başarılı’ bir hafta olsun. ♡
Bir şey bana sürpriz olsun. Günlerimden bir günüm bir pakete sarılı olsun. Açılınca içinden hiç beklemediğim güzel bir haber çıksın. Bugün üç yüz altmış beşten herhangi biri olsun. Öylesine bir cumartesi arkaya kavuşturduğu ellerinde unutulmaz bir pazar saklasın. Öyle tahmini mümkün olmayan bir şey olsun ki bu, hayatın zekâsını anlatsın. Bir hayalim gerçek olsun. Bir hayale gözümü yumayım. Hayalimi kendimden saklamayayım. Buranın Harikalar Diyarı olduğunu ve her şeyin mümkün olduğunu unutmayayım. Bu duayı okusun. Kendi sesiyle duysun. Duası gerçek olsun. Duam gerçek olsun. N’olur gerçek olsun.🙏🏻🦄✨✨✨
“Zor zamanlarımda yanımda yoksan, mutlu anlarımı seninle paylaşamam.” 💫 #küçükprens
“Onca sevgiye rağmen kalbi filizlenmemişse, toprağı sen değilsindir.”
Çok tuhafsınız. Sevilmek, beğenilmek, onaylanmak için kendinizi paralar; sizi seven, beğenen, dinleyen ve size hak veren biriyle karşılaşınca da hızla ondan uzaklaşırsınız. Niye biliyor musunuz Çünkü siz bile yakıştıramazsınız sevilmeyi kendinize. Hayatınızda olan her şeyle bizzat övünür, olmayan her şey için başkalarını suçlarsınız. Kırmızı çizgileriniz vardır. İstekleriniz ve sevdikleriniz arasında bile vardır o çizgi ve çoğu zaman -yo, ne münasebet- her zaman sevdiklerinizi çizginin dışında bırakırsınız. Çünkü kurallarınız, aslalarınız, olmazlarınız sevdiklerinizden bile mühimdir sizin. Her şeyin en doğrusunu, en iyisini siz bilirsiniz. O yüzden de yalnızsınız! Ve sen buraya kadar okuyup bana hak veren; hiç boşuna için rahatlamasın. Yolunu değiştirsen yahut geri geri gitsen sıyrık bile almayacaktın ama sen bile bile gidip aranıza çektiği o koca duvara tosladın. Şimdi sırf canın yanıyor diye duvarı mı suçlayacaksın
İhtimal, insanı ayakta tutan, uğruna savaştığı veyahut beklediği şey için güç ve umut veren bir şey. Yani, genelde. Her zaman değil... Bazı ihtimaller, belki bir gün kullanırım diye atmadığımız eşyalar gibi. Asla kullanmadığımız, kullanmayacağımızı bildiğimiz, boşa yer işgal eden ve fakat atmaya da - nedense- kıyamadığımız o eşyalar... Sadelik iyidir oysa. Özellikle akılda. Yeri belli olan insanlar, sana lazım olan eşyalar ve ruhuna iyi gelen düşünceler... Yeter. O yüzden bazı ihtimalleri, ihtimal dahi olamayacak kesinlikte olduğu halde görmezden gelip adına ihtimal dediğimiz o istekleri silin aklınızdan. Yeniye yer açın. Yenisi gelmese de, ki elbet bir gün gelir; alan açılır, boşluk olur, ferahlatır. Demiştim ya; "Kapıyı aralık bırakırsan ne olursa olsun ben yine dönüp dolaşır sana gelirim. İyisi mi kapat, ben de kendi yoluma gideyim." O kapı ya kapalı dursun ya da tamamen açık. Aralık olunca, girsem mi dursam mı kararsızlığından başka şey yaşatmıyor çünkü insana. İhtimal bu ya; gir diye de açık olabilir, kapatmayı unutmuş da... ꧁꧂
Arada boşluk bırakıyorum.
"Umutla yaşayan, müziksiz de dans eder." yazıp cool görünmek isterdim ama müzik eklemeyle falan uğraşacak modda değilim. Güzel şarkı önerilerinizi bırakın yoruma, dinleyeyim.🚶🏻‍♂️ #yoga #yogapractice #yogaposes
***Çekiliş kazananı @mervet.dt iletişim bilgilerinizi DM’den iletmenizi rica ediyorum🙏🏻🌸
“Zor günlerini yalnız atlatan, kimsenin yokluğunu hissetmez.” ♡ ★ ♡ #yoga #yogapractice #yogaposes #motivation
Kaybetme korkusu iyidir. Düşünerek konuşmayı, özenli davranmayı gerektirir. Kaybetme korkusu taşıdığın her şeye daha çok ehemmiyet gösterirsin. Kaybetme ihtimalin olan şey için daha çok çaba sarf eder, yapamam dediğin her şeyi yapmaya cesaret edersin. Uzun zamandır kaybetme korkusu taşıyorum içimde. İçinde bulunduğum ânı, bedenimin ve ruhumun sağlığını, sahip olduğum mutlu anları ve şükran sebeplerimi... Bunları kaybetme ihtimalini düşünmek bile daha farkında, daha titiz ve daha minnettar davranmamı sağlıyor. Şimdi aniden ölsem, otopsi raporumda binlerce cümle çıkar söylemeyip içime attığım. Susmak da bir çeşit intiharmış meğer... Söylemedikleriyle de kıyarmış insan canına... Böyle demiştim zamanında. Oysa şimdi aniden ölsem, içimde tek bir cümle dahi bulamazlar beklemekten küflenmiş. Sonucu ne olursa olsun, başkasının duyması gerekenleri kendime saklamaktan kurtuldum çünkü. Başkası üzülecek diye kendime yük ettiklerimden, istediğim cevabı alamama korkusuyla içime hapsettiklerimden, bilmesini çok istediğim hâlde gururuma yediremediklerimden azat ettim kendimi. Hafifledim. En kötü sonucun bile belirsizlik kadar insanı çaresizliğe sürüklemediğini öğrendim. Bir şeyi zihnimde tüm gerçekliğiyle yaşayıp bitirdikten sonra hissettiğim o güveni, omuzuma konan hiçbir el vermiyor. Bilakis; zamanında uzatılmamış tüm eller, omuzuma yük oluyor şimdi. #HÜR
Hayatına böyle girsem n’apabilirsin ki #yoga #yogapractice
HIMYM’ın bir bölümünde Robin, Barney ile birlikte olamayacakları konusunda kendini -boşuna- ikna etmeye çalışırken “İkimizi düşünmeden edemiyorum. Aramızdaki ilişki hiç mantıklı değil.” diyordu ağlayarak. Ted de ona cevaben “Aşk zaten mantıklı değildir. Bu işin içinden mantıkla çıkamazsın. Aşk, mantıksızdır.” diyordu. Ben Robin’in arkadaşı olsam ona derdim ki: Mantık, birbirine paralel iki çizginin sonsuza dek kesişemeyeceğini söylüyor. Bilmiyor ki; çarpsan da duramadığın insanlar var bu hayatta. Sekerek yükselemediğin anlar var. Ve O’nunla dipsiz, zamansız kalmak diye bir gerçek var. Mantık ne bilecek benim O’nu düşünürken yüzümün aldığı şekli Bilse, o bile âşık olur belki... ✨ #unicornsarereal :)
Özellikle şu dönem herkesin aklına, ruhuna iyi geleceğine inandığım bir #aylaktanseyirçe bırakıyorum şuraya📚 #evdekal #kitapönerisi
“Bütün bir geceyi uykusuz geçirmene sebep olan şeyleri bir nefeste anlatmak kolay değildir.” ✨ #noiretblanc
Olmamasıyla ilgili hiçbir problemim yok ama olacak gibi olup da beni ikilemde bırakmasın. O ikilem o kadar yorucu ki, istediği olsa bile mutlu olmaya mecal bırakmıyor insanda çünkü. #onelineart #drawing 🌿
“Öyle güzel bir andı ki, hafızasının köşesini kıvırdı.” 🐇
#kendimenot : Sana iyi gelmeyen, seni şüpheye düşüren, beraberken ya da sahipken seni mutlu eden ama yokluğu seni senden götüren herkesten ve her şeyden uzaklaş. Bildiğinle hissettiğin arasında sıkışıp kalırsan, bildiğine güven; hissettiğinin seni hayal kırıklığına uğratması kuvvetle muhtemel. Kim olmak istemediğini hiçbir zaman unutma: Ben, yokluğuyla bir başkasına iyi gelecek biri olmak istemiyorum. 12.04.2020 #noiretblanc
Birkaç sene sonra yaşça küçüklere hayat şöyledir böyledir diye ahkâm keserken tam da bu zamanları örnek vereceğim. Çünkü öyle: Değişken. Mutsuz uyandığın bir günün ilerleyen saatleri hayatının en unutulmaz anları olacak kadar güzel geçebilir. Aynı günün akşamı aynı günü çok kötü hatırlayacağın bir şey de yaşanabilir. "O asla öyle bir şey yapmaz!" dediğin kişi tam da öyle bir şey yapabilir. "Ondan hayatta böyle bir şey beklemem" dediğin kişi sana gün gelip "Ondan her şeyi beklerim" dedirtebilir. Zevklerin değişebilir, düşüncelerin değişebilir, hayallerin, isteklerin, çevren ve hatta hayatının tümü değişebilir. Ve sen su gibi girdiğin kabın şeklini almaz, o kaba sığabilmek için eğilip bükülebilirsin. Kırılabilirsin de... Yeter ki hiçbir zaman kendine küsme. Sırf sevileyim, beğenileyim, onaylanayım diye istemediğin şeyleri yapma. Ömür boyu bu yüze bakacaksın sen, başkaları için kendinle aranı bozma. Kapkaranlık bir güne de uyansan güneşin elbet açacağını unutma. Çünkü tutunacağı bir ihtimal yoksa bükülü kalıyor insan, keşke kırılsa... Küçücük bile olsa o ihtimale inanıyorum, bükülü kalmaya gönüllü oluşum o yüzden.Beni haklı çıkar hayat. Lütfen.
“Daha çok anlat” dedim. “Hoşuna gidiyor mu” “Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.” “Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz” “Gider gibi yaparız.” ~ Gider gibi yapalım mı❓
"Yavaşlığın derecesi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın derecesi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır." diyor Kundera. Bende ise şöyle işliyor sistem: Unutmamın yavaşlığı, birlikte yaşadığımız anların yoğunluğuyla doğru orantılı oluyor. Hatırlamamın hızı, onunla bütünleşmiş bir kokuya ya da onunla sevdiğim ama onsuzken dinlediğim bir şarkıya bakıyor... Kundera'nın sistem daha iyiymiş. Hiç tanımadığınız birinin parfümü yüzünden gününüzün içine edilmez en azından.
Insomnia Durmuş. To back to normal!🥂
“Birinin hayatının neresinde olduğumu çözemediğimde, hiçbir yerinde olmamayı tercih ederim.” ✔️
Kendime ömürlük not: “Yola ikna edilmişlerle değil, inananlarla çıkılır.” R🥑🌱B🥑
#kendimenot: “Gelecek için kaygılanma. Çünkü oraya vardığında, şimdi yararlandığın aynı akıl olacak yanında. Bırak dışarıdan meydana gelecek herhangi bir hadiseden etkilenen etkilensin. Hatta dileyen yakınsın. Ben başıma gelenin kötü bir şey olmadığını düşünürsem ondan bana zarar gelmez. Böyle düşünmek de benim elimde. Kim ne derse desin ya da ne yaparsa yapsın, ben rengini yitirmeyen bir zümrüt olacağım.” ✨♾ #yoga #yogaflow #meditation #namaste #yogapractice #yogaposes
Bu doğum günümü unutmam zaten mümkün olmayacak ama hatırladığımda tebessüm ettirecek bir görüntü yer etsin istiyorum hafızamda. Bu sabah beni gülümseten ilk şey bu oldu. 32’nin anısı da bu olsun o yüzden. Şimdilik. Çünkü; 32 is gonna be legen... #happybirthdaytome 🦄
Ben nefes almıyorum, yaşıyorum. Çünkü hevesim var yaşamaya. İdeallerim var, planlarım var, tutkularım var, hedeflerim var, hedeflerimi gerçekleştireceğime dair inancım var, umudum var beni dimdik tutan, arkadaşlarım var en son kimin aradığının çetelesini tutmayan, gördüğümde mutlu olduğum manzaralar ve unutursam diye ödümün koptuğu sesler var, hayatlarından sorumlu olduğum çiçeklerim var, hayatımı paylaştığım ve yine hayatından sorumlu olduğum bir evcil hayvanım var. Tüm bunlar için yeterli zamanım da var. Koşullar ne olursa olsun, hayat beni ne kadar zorlarsa zorlasın depresyonunuza dahil olmayacağım o yüzden. Kendimi tanımak, benim en güçlü yanım ve bu gücü bulunduğum her yeri cennete çevirmek için kullanacağım. 🔆 #nofilter #noedit #motivation #selflove
Nereye gidersem gideyim, kendi cennetimi yaratacağım.✨🦄
“Tanrı size istediğiniz değil, ihtiyacınız olan insanları verir.” Bugün @firatneziroglu bana öyle büyük bir sürpriz yaptı, beni öyle bir mutlu etti ki bu söze güvenmeme şansım yok artık. Böyle bir mutluluğa ihtiyacım vardı çünkü sahiden. “Tam da bu yüzden!”🙏🏻
Dışarı çıkamıyorsan, içine dön! Psikolojimizin sınırlarını zorladığımız şu günlerde bana Ted, Marshall, Lily, Robin ve Barney kadar iyi gelen 5 kitap olur kendileri. HÜR’ü de dahil ettim çünkü son zamanlarda başucu kitabım. Ben yazmamış olsaydım yazarıyla kesin arkadaş olmak isterdim. Kendimin arkadaşı olmak büyük şans o yüzden. 🙏🏻 #kitapönerisi #evdekal #kitapoku
Hele ki neyi beklediğini bile bilmeden beklemek...
Ben doğayı esas alırım, doğadır benim inancım. Doğada her şey bir sebep için olur, olması gerektiği şekilde olur. Çok sert bir rüzgâr eser, aniden bir fırtına kopar, şiddetli bir yağmur yağar ve ağaçlar dallarını büker, hatta gerekirse yapraklarını döker. Kökünden kopmamak, ayakta kalmak ve baharda yine çiçek açmak için yapar bunu. Dalı büküldü, yaprakları döküldü diye ağaç, ağaçlığından vazgeçmez. Tıpkı bir ağaç gibi ben de eğilip bükülüyorum artık içimde kopan fırtınalar karşısında. Ne gücüme gidiyor eğilmek ne de korkuyorum öyle kalmaktan… Yine bahar gelecek ve ben yine çiçek açacağım, biliyorum. Kökümden kopmamış olmanın sevinciyle döktüğüm yapraklara bakıyorum; hepsi zaten çoktan kurumuş, fırtına ise bahaneleri olmuş benden ayrılmaları için. Oysaki aynı fırtınaya maruz kaldık. Şimdi, döktüğüm her yaprak bana gücümü hatırlatıyor. Eğilip bükülmenin beni ayakta tuttuğunu, dallarımın yine yeşereceğini, düşmeye teşne bir yaprağı dalından ayırmak için değil fırtına, kuvvetli bir nefesin bile yeteceğini, beni ben yapanın yapraklarımdan önce köklerim olduğunu biliyorum artık. Göreceğim tek bir bahar için, bin kez eğilip bükülmeye razı oluşum bundan.🙏🏻 #hür #namaste #letitgo #meditation #yoga #breathe
Bir başkasının hayatındaki ‘gerçek’ konumunuzu ancak o kişiyle ters düştüğünüzde ya da ilişkinizi tamamen bitirdiğinizde görebiliyorsunuz, ne acayip değil mi Ortak paydada biriken onca anı, sanki sadece size aitmiş gibi kalıveriyor elinizde. Tek bir hamleyle yabancısı oluyorsunuz birbirinizin. O yabancının canını yakmaktan da geri durmuyorsunuz tabii. Şimdiye kadar sanki size kilit vurmuşlar gibi dışarı taşıyor fikriniz de zikriniz de. Üzüldüyseniz daha çok üzmek istiyorsunuz, kırıldıysanız bin parçaya ayırmak... Kusura bakın çünkü ben sizden değilim ya, olmayacağım da! Bir kez olsun birlikte ağladığım kimsenin mutsuzluğunu görmezden gelecek kadar karartmayacağım kalbimi. Arkadaşlık, dostluk, aşk... Her neyse biten o ilişkinin adı, bir zamanlar içinde benim de olduğumu unutmayacağım artık olmasam dahi. Biri gıyabında bir laf etti mi ilk ben susturacağım mesela o kişiyi. Ne onu hâlâ sevdiğim ne de öyle olmadığını bildiğim için... Yaşadığım yahut yaşayamadığım her şeyin TEK sorumlusunun kendim olduğunu bildiğim için. “How people treat you is their KARMA, how you react is yours!” Bu söze çok güveniyorum. Canım çok yandığında hep bu sözü hatırlatıyorum kendime. Kimsenin öfkesi, beklentisi, kini, pişmanlığı ya da hayal kırıklığı olmamaya çalışıyorum bu yüzden. Canım çok yansa bile davranışlarımın aynı şekilde bana döneceğini hep hatırlatıyorum kendime. Olumsuz hiçbir şeyin sebebi yahut sorumlusu olarak muhatap alınmak istemiyorum. Hayat bana bir şey demek istiyorsa, sadece adımla seslensin o yüzden: “Ezgi”. #karma #letitgo
Ve ben sonucunu değiştiremeyeceğim şeylere üzülmekten çok yoruldum. #hür #selflove
Hissedilen her duyguya cümle kurulamıyor ama tam bu ‘an’ın benim için karşılığı olan bir cümle var ve o cümle Ya Da Biz Masal Olsak’taki bölüm başlıklarından biri. Doğru tahmini yapana Flora’dan istediği 2 kitabı hediye edeceğim. Atış serbest, süreniz bol. Buyurun.🦄 #unicorn *** @kucuktitanus bana istediğin kitaplarla beraber iletişim adresini iletir misin 😌🌸
e.D.
-Sonsuzluk ne kadar sürer -Bazen sadece bir saniye. #An
Bunu tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum. Sonucunda en çok kendimizin üzüleceği dangalakça şeyler yapmadan önce bi’ durup tekrar düşünürüz belki.
Birini her konuda affettiğinizde, onunla işiniz bitmiştir. #Hür
Dün story’de paylaştığım hikâyenin devamını merak edenlere: O kız iyileşti. Biri ‘mavi’ dediğinde dönüp bakmıyor artık ardına kendi ismiymiş gibi. Cezasını başka türlü çekti ama düşlerinden hiç vazgeçmedi. Renklerinden de… Hoş, en sevdiği renk zaten hep griydi. Şarkılar, filmler, kitaplar artık daha güzel ve hepsini O’ndan daha çok seviyor şimdi. Bağlılık sandığı o kangren bağdan kurtuldu; nefes alıyor her bir hücresi. Hafızaları kayıp demiştim, yalan! Unutmadı ama hatırlamaya değer bulmuyor artık geçmişi. Önüne bakıyor, ileri… Hem zaten devamlı arkasına bakarak nasıl ilerlesin ki Hatalarını da başarıları kadar sahiplenmeyi öğrendi. Olan her şeyin sorumluluğunu keyifle alıp “Benim sayemde!” diye gururlanırken, olmayan her ne varsa rahatça “Benim yüzümden!” diyebiliyor. Hata yapabilme özgürlüğünün insana ne kadar büyük bir konfor sağladığını keşfetti. Hatta öyle ki; hayatına girecek insanları bile, bu özgürlüğü yanında yaşayıp yaşayamayacağına göre belirliyor. Hata yapmama korkusuyla istemediği şeylere ‘peki’ deme evresi bitti. “Hayır” ve “Çünkü öyle istiyorum” sık kullandığı cümleler hâline geldi. Bu iki cümleyle çok kişiyi eledi hayatından. Olsun. Kalan sağlara güvendi. Kalanlar değil mi zaten yanında özgürce kendi olabildiği Çok sevilmek için çok sevmek yetmiyormuş, deneyim etti. Biraz zaman geçince ve acısı hafifleyince O’nu sahiden bu kadar çok sevip sevmediğini bile düşündü. Onu mu seviyordu bu denli yoksa ona karşı hissettiklerini mi Ne malum, belki de şarkıdaki gibiydi: “Sen sandığım şey belki benim yüreğimdi” 🔸🔹 #portrait
Zamanı geri alabilseydim, almazdım. Keza ileriye de... Çünkü başarı; ‘şimdi’den mutlu olabilmek bence. Ofisteyim, bunları yazacak kadar vaktim var, bunları sizinle paylaşacağım bir telefonum var, endişelerim de var ama daha çok umudum ve inancım var. “Her şeye rağmen” demenin bile şükürsüzlük gibi hissettirdiği bir hayatım var. Şükretmek için bunları kaybetmeyi beklemeyeceğim o yüzden. Bir gün herkes; birinden kaçtığına, birine geç vardığına, birini anlamadığına, birini yanlış anladığına, birine söylediklerine, birine söylemeyip içine attıklarına, birini sevdiğine, birini sevmeye vaktinin yetmediğine, yaptıklarına ve en çok da yapamadıklarına pişman olacak. Yaşadığın en unutulmaz anlar vasat birer anıya dönüşürken, yaşayamadıkların hiç aklından çıkmayacak. Gün gelecek, asla affetmeyeceğini söylediğin herkesin sureti bulanıklaşacak. Bir kişininki hariç… O her aynaya baktığında gözlerini üstüne dikip “Bunların hepsi senin tercihindi. Artık mutlu musun” diye soracak. Benim cevabım “Mutluyum” olacak. Dilerim cevabınız benimkiyle aynı olur.
Her world was a mess. So she lost herself in a wonderland of madness. ~Alice~ 🦄 #aliceinwonderland #magic
Bazı sessizlikler insanı kapı eşiğine getiriyor. O kapı açıldıktan sonra söylenen sözlerin de verilen vaatlerin de ve hatta hissedilen pişmanlığın da bir anlamı olmuyor. Giden duyamadıklarıyla gidiyor, kalan sustuklarıyla kalıyor… #Hür