Ezgi Durmuş
Tasty

Ezgi Durmuş

Çok tuhaf ama, insan canını yakan bazı şeylerin bilerek yapıldığını bilmek istiyor. Bilerek yapılmış olduğunu, hâlâ canını yakmak isteyecek kadar umurunda olduğunu bilmek istiyor...
Hatırlatma: Heves, yere düşmeden de kırılabiliyor. Bir söz, bir tavır yahut da konuşulması gereken zamanda tercih edilen suskunluk yetiyor başta bütün coşkunla, enerjinle ve inancınla ortaya koyduğun hevesin tuzla buz olmasına. Teflon değiliz hiç birimiz. Sözleriniz yanmaz, yapışmaz değil; öyle kolayca üstümüzden akıp gitmiyor. O halde ortaya konan işten de sevgiden de yardımdan veya arkadaşlıktan da medet ummayın o yüzden. Çünkü her şeyin başı heves ve heves bir kez kırılınca tamir etsen dahi elin hep o kırık yerin izine takılıyor. Ben bir şekilde sağ çıkarırım hevesimi düştüğü yerden, ama onu kıran kişi(ler) için aynı özveriyi göstermem. Dedim ya; teflon değilim çünkü, düşünmeden dile getirilenler aynı kolaylıkla akıp gitmiyor üstümden. Hevesle başladığım yeni haftanın aynı hevesle bitmesine niyet ediyorum. Hevesime ortak olacak olan herkes için de kabul görsün dileğim. Namaste.🌸
Gözüm bir aymış, siz de fark ettiniz mi 😬 #nofilter yes #bettertogether 🤘
"Senin bir kalp kırıklığın vardı, sanki kemiktenmiş gibi... Çok eskilerdendi belli, ama sanki daha dünmüş gibi." T.
Hayatımda belirsizliğe ayıracak vaktim yok. Netlik istiyorum. Ne istediğini bilen insanlarla muhatap olmak istiyorum, kendi ihtimalleriyle benim zamanımı çalan değil. Ne istemediğini bilen insanlarla muhatap olmak istiyorum, "ben üzülmeyeyim, kırılmayayım diye mi söylemiyor acaba" diye beni düşündürecek değil. Ne yaptığını bilen insanlarla muhatap olmak istiyorum, "dur bi' bakalım..."larına beni dahil edenlerle değil. Sevmediğini, istemediğini, ilgilenmediğini, alındığını, gücendiğini net söyleyen, net belli eden, net davranan insanlar istiyorum. İkilemde bırakan işler, sevgiler, sözler sizin olsun yani; benim vaktim kıymetli. Ben de öyle...🤘
BOOM! 💥💥💥 "Bir gün dönüp geçmişe baktığınızda, mücadelelerle geçen yılların en güzel yıllarınız olduğunu fark edeceksiniz." diyor platonik yarim Freud. Geçmişe bakınca hiç tanımadığım insanların kapısını çalıp "Banyo yapabilir miyim" diye sorduğum, uyku tulumumun içinde nehir kenarında uyuduğum, birebir sözlük anlamıyla amelelik yaptığım o yıl, hayatımın "Ezgi Durmuş" olmama katkısı en büyük olan yılıydı. Fransa'da bir bohem... THE EZGİ🤘@masadergi Kasım sayısı cayır cayır geliyor! 🔥🔥🔥 (Bu yazıya olabileceğin de üstünde, hayal gibi bir çizimle katkı sağlayan sevgili @ahmet.uzn 'a da bin teşekkür. Sayende aynaya baktığımda kendimi çirkin buluyorum artık🤦‍♀️😬)
**HATIRLATMA** Hayat ilk olarak kendini önemsemeyenleri harcar. İnsanlar da öyle... Başkalarını mutlu etmek için didindiğiniz ve kendinizi yok saydığınız sürece, şikayet ettiğiniz ne varsa artacak. Çünkü gittikçe kıymetsiz olacaksınız hayatın ve insanların gözünde. Beklentilerini karşıladığınız insanlar bunu sizin asli görevinizmiş gibi algılayacak ve isteklerini yerine getirmediğiniz ilk anda sırt çevirecekler size. Fedakarlık adı altında hayatınızdan çaldığınız ne varsa, ağır bir yük olarak kalacak yüreğinizde. İntiharın çok çeşitli yöntemleri var ve benim için en kötüsü; başkaları için yaşamak. Çünkü başkaları için yaşamak, her gün ölmek demek. Her gün bir isteğinden, bir zevkinden, bir hayalinden vazgeçmek demek. Aokigahara (İntihar Ormanı) girişindeki tabelada şöyle yazıyor: "Hayatınız, size anne ve babanız tarafından verilmiş değerli bir hediyedir. İntihar etmeden önce lütfen sizi seven insanları, ailenizi ve çocuklarınızı düşünün." HAYIR! İntihar edeceksiniz önce sizi seven insanları, ailenizi ve çocuklarınızı düşünün. Yaşamak istiyorsanız şayet; ÖNCE KENDİNİZİ DÜŞÜNÜN! Her koşulda ve daima... Yaşama cesareti gösterebilen herkese ışık ve ilham olsun. Namaste🙏 #yoga #yogapractice #yogaeverywhere #yogaflows #motivation #yogapose
"Birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş." #noiretblanc #blackandwhite
Unutmadım ama artık hatırlamaya değer bulmuyorum. E.D.
"Yine kitaplara gömüleceksin, sayfalarında ikimize rastlama ihtimalinin peşinden giderek deli gibi kitap okuyacaksın ve bu sana iyi gelecek."
Gizem bana göre daha yumuşak huyludur. Gerilime toleransı düşük olduğundan haklıyken dahi kestirip atabilir konuyu sırf mevzu büyümesin diye. Mevzuyu uzatmak, gerekirse canını yakmak pahasına şimdiye dek hiç esirgemedim sözümü ondan. Haklıyken haklısın dedim, haksızken ilk azarlayan ben oldum. Her iki türlü de hep arkasında durdum. Yakın zaman önce bir şeye delirmiş, açmış ağzını yummuş gözünü sektiriyor lafları peşpeşe... Kime gelir o taş, umurunda değil... Öyle muazzam ifade ediyor ki kendisini, haklı haksız önemini kaybetmiş; hayranlıkla o ifade şekline takılı kalıyorsunuz sadece. O günden önce de hep şükrediyordum zaten ama o günden beri bir başka güvende hissediyorum kendimi hayatımdaki varlığı sebebiyle. Bugün doğum günü. Hayatımdaki insanların doğum günleri benim için şükür hatırlatmasıdır. Bugün hayata sunacağım şükranlarımın büyük kısmı bana Gizem'i yolladığı için olacak haliyle. İyi ki doğdun Gizem Olcay... Varlığına minnetle🙏💛
Je suis le vent qui te porte.🌪️ #nofilter #noedit #hair #libre 📷 : @tuncilkman